Skip to content
FUE Saç Ekimi

Saç ekimi kıl kökü nakli olarak adlandırılabilir. Saç ekimi, saçların yoğun olduğu bölgelerden (ense ve yan kısım) alınan saç köklerinin saha seyrek olan boş bölgelere ekilmesi işlemidir. 

Saç ekimi operasyonu özellikle doğal ve sağlıklı saç sonuçları verdiği için oldukça tercih edilen kalıcı bir yöntemdir. Saç dökülmesi ile kişilerde oluşabilecek çeşitli psikolojik ve sosyal yaşamdan uzaklaşma gibi durumlar saç ekimi sayesinde ortadan kaldırılmaktadır.

Saç ekimi son derece titizlikle, profesyonel yaklaşımla, konusunda uzman bir ekiple yapılması gereken ciddi bir uygulamadır. Bu sebeple saç ekimi konusunda kafanıza takılan her ayrıntıyı sormanız ve yetkin cevaplar alabilmeniz çok önemlidir.

Saç Dökülmesinin Nedenleri

Saç dökülmesinin nedenlerini incelediğimizde karşımıza çok fazla etken, neden ve tetikleyici unsur çıkmaktadır. Günümüzün en çok karşılaşılan sorunlarından birisi haline gelen saç dökülmesi, genetik yatkınlık, sağlıksız beslenme, kronik hastalıklar, aşırı saç şekillendirme uygulamaları ve pek çok tetikleyici sebeplerden dolayı ortaya çıkabilir. Erkek tip saç dökülme ve kadın tipi saç dökülme başlıkları altında saç dökülme sorunlarını inceleyebiliriz.

Androgenetik alopesi yani erkek tipi saç dökülmesi, yirmili yaşların başında gözlemlenerek hızlı seyriyle birkaç sene içinde özellikle tepe bölgesinde ve kafanın ön şeridinde saç kaybıyla sonuçlanır. Erkek tipi saç dökülmesinin nedenleri genetik alt yapıyla ilişkilidir. 

Kadın tipi saç dökülmesininin altında genetik bir öykü yatar ya da farklı etkenler tetikler. 

Sıkça Sorulan Sorular

FUE, saç ekiminde en bilinen ve en sık tercih edilen tekniklerden biridir. Hastanın tüm saçları 3mm uzunluğunda olacak şekilde kısaltıldıktan sonra donör bölge lokal anestezi ile uyuşturulur. Mikro motor adı verilen cihazla gevşetilen greftler cımbıza benzer bir aletle toplanır. Ekim yapılacak bölge uyuşturularak, bladeler kullanılarak köklerin yerleştirileceği kanallar açılır. Toplandığında üzerinde bir miktar doku parçası bulunan greftler doku parçalarından ayrıştırılarak kalan saç kökleri kanallara yerleştirilir. En son aşamada donör bölge pansuman yapılarak kapatılır.

Saç ekimi hakkında sıkça sorulan sorular arasında ilk sırada; operasyonun ne kadar süreceği yer alır. Saç ekimi operasyonlarının süresi alınan greft sayısına ve uygulanan tekniğe göre değişiklik gösterebilmektedir. Ortalama bir saç ekimi operasyonunu baz alarak; saç ekim operasyonlarının 6-8 saat arasında değişiklik gösterdiği söylenebilir

Ekim yapılacak alana yerleştirilen saç kökleri hastanın kendisine ait olan greftlerdir. Saç ekiminde başkasından alınmış bir saç kökünün kullanılması mümkün değildir. Kullanılan greftler genellikle hastanın ense bölgesinden alınır. Ense bölgesinin yeterli olamadığı durumlarda göğüs ya da çene bölgesinin donör olan yapılması mümkündür. Ancak ilk tercih her zaman ense bölgesidir.

Saç ekimi her mevsim uygulanabilen bir işlemdir. Ancak özellikle yaz aylarında yapılan işlemlerden sonra iyileşme döneminde ekim yapılan bölgeyi direkt güneş ışığına maruz kalmaktan korumak gereklidir.

Saç ekimi işlemlerinde ihtiyaç duyulan greft sayısı net değildir. Her operasyon kişiye özeldir. İhtiyacınız olan greft sayısı ekim gerektiren bölgenin ebadına ve durumuna göre değişkenlik gösterir. Bu sebeple ihtiyacınız olan greft sayısını öğrenmek için en sağlıklı yöntem; bir uzman muayenesinden sonra belirlenebilir.

Saç ekimi hakkında sıkça sorulan sorular arasında neredeyse ne merak edilen soru; sonucun kalıcı olup olmayacağıdır. Saç ekimi daha önce saç kaybı yaşadığınız alanların kalıcı şekilde yeniden saçlandırılması işlemidir. Özellikle erkeklerde saç kaybı yaşanmasının temel nedeni DHT hormoudur. DHT hormonu, fazla salgılandığında saç köklerinde birikerek köklerin beslenmesini engeller ve beslenemeyen kökler zaman içerisinde kaliteli saç üretme özeliklerini kaybeder. Bu drum saç kaybının temelini oluşturur. Donör bölgenin neredeyse her zaman ense bölgesi olmasının temel nedeni de bu durumdur. Çünkü ense kısmında bulunan saç kökleri DHT hormonuna karşı duyarsız olmasının yanı sıra dökülmeye meyilli değildir. Yeni yerlerine adapte olduktan sonra da bu durum deva eder ve hayat boyu kullanabileceğiniz kalıcı saçlarınıza kavuşmuş olursunuz.

FUE, DHI ve Perkütan teknikleri, uzman bir kişi tarafından uygulanmışsa kalıcı bir ize neden olmaz. Bu tekniklerin uygulandığı operasyonlardan sonra iyileşme dönemi tamamlandığında; ekim yapılan bölgede ya da donör alanda her hangi bir iz kalması söz konusu değildir.  Ancak en eski yöntem olan FUT tekniği; içerdiği kesi ve dikiş prosedürlerinden dolayı donör bölgede iz kalmasına neden olmaktadır.

Uzman bir ekip ya da doktor tarafından uygulanan saç ekimlerinden sonra; ekilen saçlar ve etraflarında bulunan saçlar arasında herhangi bir fark olması mümkün değildir. Saçlar oldukça doğal bir bütünlük sergiler. Bir saç ekimi operasyonunun doğal sonuçlamanaması için, yeteri kadar greft ekilebilmesi, kanal açısının ve saç çıkış yönünün doğru hesaplanması ve ön saç çizgisinin mükemmel bir simetriye sahip olması gereklidir.  Tüm bu gereklilikleri ekim sırasında yerine getirebilmek ise uzmanlık ister. Bu sebeple uzman kişilerce gerçekleştirilen ekimler kesinlikle doğal sonuç verir.

Operasyondan sonra yaşanan tek dökülme; şok dökülme sürecidir. Operasyondan 2-8 hafta arasında yaşanan şok dökülme sürecinde; ekilen kökler üzerlerinde bulunan saç tellerini yeni kökler üretmek için dökerler. Bu süreç bittikten sonra kalıcı saçlarınız çıkmaya başlar. Bu noktada unutulmaması gereken her saç kökünün bir yaşam döngüsü olduğudur. Yeni saç telleriniz yaşam döngülerini tamamladığında dökülseler de; yerlerine yeni saç telleri gelecektir. Operasyondan sonra yaşanılan saç dökülmeleri saç kaybı ile sonuçlanmaz.

Zayıflamış ve seyrekleşmiş saçların gürleştirilmesi saç ekimi ile mümkündür. Bu noktada ayırt edilmesi gereken durum şudur; saç ekimi saçlarınızın gür görünmesini sağlayabilir. Fakat, üretilen saç tellerinin kalınlığında bir değişiklik olmaz. Saç tellerinin daha kalın olmasını sağlamak için; PRP ya da mezoterapi gibi saç tedavilerinden yararlanılabilir.

Evet uygulanabilir. Fakat, ikinci uygulama için ilk operasyonun üzerinden en az 6 ay geçmesi gereklidir. Bu süre içinde donör bölge tam anlamıyla iyileşip kendini toparlayabilir. Daha kısa bir süre zarfında ikinci operasyonun gerçekleştirilmesi mümkün değildir.

Neden Medi Global Tour?

İnsan odaklıyız, merkezimizde hasta ve çalışan memnuniyeti var,
Sadece bir tek teşhis ve tedaviye odaklanmıyoruz, isteklerinizi anlayıp hayatlarınıza dokunuyoruz.
Ağrısız, sosyal hayatı etkilemeyen ve güvenli prosedürleri temel alan, yeni teknikler geliştiriyoruz.

Hastalarımızla iletişime geçen tüm sağlık birimlerimiz dostluk ve güvene dayalı bir ilişki kurarlar.
Hastalarımız tedavi süreçlerinde aktif olarak konuya dahil edilir, başta sağlıklarının en önemli unsur olduğunu mutlaka açıklarız.
Sadece bedenlerindeki değiştirmek istedikleri alanlara ya da kusurlara değil, özgüvenlerine ve iyi yaşam koşullarına odaklanırız.

Biz Sizi Arayalım!

İletişim bilgilerinizi bırakın en kısa sürede size geri dönüş sağlayalım.

Bilgi ve Randevu Hattı